BEST dergisi, bina kontrol, konfor ve güvenlik sistemlerini bir arada tek bir disiplin altında toplayan ilk ve tek dergidir. Bina elektronik sistem teknolojileri alanında faaliyet gösteren tüm firmaların etkinliklerini ortak zeminde buluşturmayı amaçlayan BEST dergisi, firmalar ile müşterileri arasında bir köprü işlevi görerek sektörün gelişimini misyon edinir.

HAVALİMANLARINDA YANGIN RİSKİ NASIL ÖNLENEBİLİR?

EEC ENTEGRE BİNA KONTROL SİSTEMLERİ

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü, 2018 Aralık ayı havayolu uçak, yolcu ve yük istatistiklerine göre; Türkiye geneli havalimanları içhat yolcu trafiği 7 milyon 989 bin 298, dış hat yolcu trafiği ise 5 milyon 519 bin 748 olarak gerçekleşti. Aralık ayında direkt transit yolcularla toplam yolcu trafiği 13 milyon 527 bin 265 kişi kaydedildi. Havalimanları Aralık ayı yük (kargo, posta ve bagaj) trafiğinin de içhatlarda 59 bin 550 ton, dış hatlarda 223 bin 810 ton, toplamda ise 283 bin 360 tona ulaştığı açıklandı. Bu yüksek rakamlar göz önüne alındığında; bir havalimanında yaşanabilecek yangın sonucunda uçuşların aksamasından doğacak krizler, insanların paniklemesinden kaynaklı izdihamlar, ciddi oranda mal ziyanı ve en kötüsücan kaybı yaşanabilir. İzmir Adnan Menderes Havalimanı Elektronik Sistemler MüdürüDeniz Ülker ile konuyla ilgili aldıkları önlemlerden bahsetti. Yangın Algılama ve Alarm Sistemlerinin EEC Entegre Bina Kontrol Sistemleri tarafından 2006 yılında Dış Hatlar Terminali’nde kurulduğunu, buna 2013 yılında İç Hatlar Terminali’nin de eklendiğini belirtti.

Deniz Ülker konuyla ilgili; “Yangın Algılama ve Alarm Sistemimizin bizim için en faydalı özellikleri ürünün tasarım anlamında çok işlevsel olması, yazılım opsiyonlarının aynı şekilde çok geniş ve kullanıcı kolaylığı sağlaması. Fireworks tarafı aynı şekilde sorunsuz kullanıcı kolaylığı sunan bir yazılım. Bunun üzerine firmanın mühendislik ve bakım sonrası işletim hizmetlerini de eklediğimiz de şu an da oldukça iyi bir noktadayız.Yangın algılama sisteminden beklediğimiz birincil olarak kuruluş amacına uygun çalışsın, ne tasarladıysanız bunu alabilesiniz. İkincisi arıza minimum seviyede olsun. Üçüncüsükullanıcıya bakım işletim kolaylığı sağlasın. Ben bu üçunsurda da başarılı olduğunu düşünüyorum. Ürün bizim her türlüyangın algılama ihtiyacımızı sağlayabilecek nitelikte. Arıza sıklığı çok az, asılsız ihbar yok denecek kadar az. Son olarak da biz bakım anlaşmalı çalışıyoruz. Bizim güvenlik personelimizde mutlaka sirkülasyon oluyor. Yeni personeller katıldıkça anında yerinde eğitimler tekrarlanıyor. Onlar sisteme ve özellikle senaryo tarafına hâkim olduğunda kullanımı kolay, her türlüihtiyacımızı giderebildiğimiz bir sistemimiz olmuş oluyor” dedi.

Yaşadıkları bir örnekten bahseden Deniz Ülker; “Yangın algılamanın iki tarafı var, sistem tarafı bir de servis tarafı. Sistem tarafında yangının oluşum esnasında algılanması var. Geçenlerde sabaha karşı bir olay yaşandı. Bir yiyecek içecek deposunun olduğu mahalde aydınlatma balastı kısa devreden eriyor, o plastik damlamaya başlıyor ve damladığı yerde de yanıcı madde var. Depo normalde kapalıdır ama o gün depoda sanırım malzeme almaya gelen bir görevli var. Kasada uğraşıyor, depo tarafına geçmiyor ama kepenk açık, yangını görmüyor. Alarm düşüyor bizim güvenliğe, tesadüftür ki işte o kepenk kapalı değil açık. Güvenlik hemen müdahale ediyor, “Burada yangın alarmı aldık.” Görevli diyor ki: “Yok öyle bir şey.” Buna rağmen kontrol için içeri girip bakıyorlar. Hakikaten de alevlenmek üzere olan duman çıkarmış bir yangın var. Gecikilmiş bir algılama ve gecikilmiş bir müdahale orada ciddi bir yangının oluşmasına sirayet ederek tüm havalimanın bir bölgesinin kapatılacak noktaya gelmesine, operasyonunu durduracak bir olaya neden olabilir. Tesadüflerle de beraber ama asıl sistemin gerekliliklerini yerine getirdiği bir olaydı. Böyle bir tecrübe yaşamak bizim için de çok önemliydi, çünkügerekli tedbirleri aldık” dedi.