BEST dergisi, bina kontrol, konfor ve güvenlik sistemlerini bir arada tek bir disiplin altında toplayan ilk ve tek dergidir. Bina elektronik sistem teknolojileri alanında faaliyet gösteren tüm firmaların etkinliklerini ortak zeminde buluşturmayı amaçlayan BEST dergisi, firmalar ile müşterileri arasında bir köprü işlevi görerek sektörün gelişimini misyon edinir.

BOYA FABRİKALARININ KABUSU KİMYASAL YANGINLAR, İYİ MÜHENDİSLİK ÇÖZÜMLERİYLE ÖNLENEBİLİYOR

Zor şartlara uyumlu sertifikalı ürün tercih edilmesi ve doğru mühendislik çözümleri sayesinde en riski ortamlarda bile yüksek koruma sağlanabiliyor.

Boya imalatında kullanılan kimyasalların parlayıcı, patlayıcı ve yanıcı özellikleri bulundukları ortamda yangın riskini yükseltmekte ve hassas önlemler alınmasını zorunlu kılar. Çalışma ortamından kaynaklanan bu tehdide karşı can ve mal güvenliği sağlayabilmek işletmeler bu konuya öncelik verir. Son yıllarda iş güvenliği yönetmeliklerinin daha sıkı yaptırımlar getirmesi de bu gibi riskli ortamlardaki güvenlik tedbirlerini teşvik eder.

Akiş Boya Fabrikası İşletme Sorumlusu Özgür Yetim konuya ilişkin; “Endüstriyel boya üretiminde ortamdaki solvent ve toz epey fazladır. Yangın dedektörlerimizi temizlemek için söktüğümüzde içinde epey fazla miktarda toz birikmiş olduğunu görüyoruz. Yine de sistemlerin çalıştığını görmek bize mutluluk veriyor. “Buna rağmen çalışıyor” diyoruz. Üretim yaptığımız için havalandırma sistemlerimiz ve yangın patlama kapaklarımız açık olsa dahi, ortamda bir anda yoğun bir toz, duman, sis oluşabiliyor. Yangın algılama sisteminin bu ortamda bile çalışıyor olması hem bizim için hem ürünleriniz için bir artı bir nokta. Bir AVM ya da iş merkezi gibi değiliz, ağır şartlarda çalışmamız söz konusu” dedi. Sertifikalı ürünün güven verdiğine değinen Yetim; “EDWARDS’ın en faydalı olduğunu düşündüğüm özelliği onaylı olması, bunun da güvenilirliğini artırması.

Şimdi yeni sistemler kurmayı düşündüğümüzde, hep onay aramaya başladık. Çünkü distribütörlüğünü ve patentiyle üretimini yaptığımız Carboline yıl içerisinde bizi denetlemeye geliyor. Bu firma UL ya da FM ya da diğer firma onayladıysa yeterlidir diye görüyorlar. Güvence sağlıyor, sigorta şirketleri de öyle, onaylı sertifikaları görünce yeterli buluyorlar” dedi.

Fabrikalarında tercih ettikleri yangın algılama sistemini de değerlendiren Yetim; “Sistemin adreslenebilir olması, devamlı bir ilave yapılabilir düzeyde olması, yani genişleyebilir bir paneli olması da beğendiğim diğer özellikleri. Zorunlu da olsa; fabrikaya devamlı bir şeyler ekliyoruz, yeni sistemler getiriyoruz, yeni bir depo oluyor, yangın algılama sistemini oraya da kuralım diyoruz. Devamlı büyüdüğümüz ve farklı sistemler getirdiğimiz zaman bunların direkt olarak yangın algılama sistemine bağlanabilmesi bir artı, bizim için bir avantaj. Çünkü ben hiç düşünmüyorum, “burayı yaptık ama bizim yangın algılama sistemimiz burayı kaldırmayacak, başka bir şey kuracağız” diye. Doğrudan mevcut sisteme bağlarız devam ederiz, ki böyle devam ediyor. Dönem dönem EEC’den yeni sistemler için yeni teklifler de alıyoruz. Hatta son dönemde gaz algılama ile ilgili bir çalışmamız oldu, onu da yine yangın algılama sistemimize bağladık. Gaz algılama farklı bir marka olsa dahi yangın algılama sistemimiz tarafından izlenebiliyor” örneğini vererek sistemin özellikleri sayesinde yaşadıkları kolaylıkları vurguladı. Özgür Yetim, fabrikalarına Yangın Algılama Sistemlerini kuran EEC Entegre Bina Kontrol Sistemleri ile ilgili de; “Acil durumlarda teknik servise ulaşmada bir problem yaşamıyoruz. Genel olarak tavsiye ediyoruz. Herhangi bir firma geldiği zaman söylüyoruz, öneriyoruz” dedi.