BEST dergisi, bina kontrol, konfor ve güvenlik sistemlerini bir arada tek bir disiplin altında toplayan ilk ve tek dergidir. Bina elektronik sistem teknolojileri alanında faaliyet gösteren tüm firmaların etkinliklerini ortak zeminde buluşturmayı amaçlayan BEST dergisi, firmalar ile müşterileri arasında bir köprü işlevi görerek sektörün gelişimini misyon edinir.

GÜVENLİ VE AKILLI ŞEHİRLER

İlyas YEŞİLMEN UNV Türkiye Genel Müdür

Artık herhangi bir konuyu, makinalardan daha iyi bilmemizin imkanı yok. Birbirimizle değil makinalarla yarışıyoruz ve makinalardan bilgiyi yorumlayabildiğimiz, işin içine sanat, tasarım katabildiğimiz kadar ayrışabiliyoruz.

Genç bir adam lüks mağazaya adımını atar atmaz kameralar hemen yüzüne odaklanıyor. Yüz hatları ve göz bebekleri analiz ediliyor. Sistem, veri tabanından mağazaya giren kişinin kimliğini belirliyor. Hoparlörden “Hoş geldiniz Bay Brown” sesi yükseliyor. Bay Brown, evlilik yıldönümü için eşine bir hediye alıp apar topar mağazadan çıkıyor. Aldığı giysinin üzerindeki radyo vericisi sürekli olarak uydulara Bay Brown’un hareketlerini bildiriyor.

4 dakika uzaklıktaki otoparka yürüyene kadar 6 kez güvenlik kameraları tarafından görüntülenen Bay Brown, eşini 1.5 saattir beklettiği için çok gergin ve acele ediyor. Teröristlerin şüpheli davranışlarını tanımaya programlı kameralar uyarı sinyali vermeye başlıyor. Bay Brown otomobile binince gaza yükleniyor ve 2 kez hız sınırını aşıyor. Hız kameraları Brown’un plakasını merkeze aktarıyor. Sistem, DNA ve kimlik veri tabanını otomatik olarak inceliyor. Ve “şüpheli davranışlarda bulunan” Bay Brown’un terörist Bay Black ile 12 yıl önce lisede aynı sınıfta olduğu ortaya çıkıyor. Sistem alarm veriyor: Bay Brown saldırı hazırlığında olabilir! Polis, GPS sisteminden aracın konumunu belirliyor ve tek suçu eşini bekletmek olan Bay Brown gözaltına alınıyor.

Tüm bunların, 2054’ün dünyasını anlatan Tom Cruise’un Azınlık Raporu filminden bir kesit olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. İngiltere Enformasyon Komisyonu’nun hazırladığı 140 sayfalık rapora göre, izleme sistemlerinin anavatanı İngiltere’de yakın zamanda bu manzaralar günlük hayatın parçası olacak.

Devlet otoriteleri, güvenlik kameralarının suç ve terörle mücadelede önemli bir rol oynadığını savunuyor. Sivil toplum örgütleri ise kameraların aslında suçu önleyemediğini gerekçe gösterip “İnsanların kişisel özgürlük alanlarına müdahale eden izleme sistemlerinin asıl amacının kitleleri yönetmek olduğunu ve otoritelerin, kamu üzerindeki güçlerini ve çıkarlarını korumak amacıyla insanları 24 saat izlediğini” iddia ediyor.

Şehir izleme veya güvenlik şehir sistemleri cümlelerini duyduğunuzda aklımıza ilk gelen ilk kavram MOBESE sistemidir. Fakat günümüzde artık bu cümlelerin içeriği ve kapsamı tamamen değişti, artık birbiriyle entegre çalışan sistemler zinciri oluştu.

Mesela Çin, vatandaş puanlama sistemi kullanmaya başladı. Peki bunu neye göre puanlıyor?

İnsanların davranışlarını, suça karışma oranlarını, satın aldığı ürünleri ve yiyecekleri, gittiği ortamları geliştirdiği algoritmalar sayesinde bir araya getirip bu verilerden bir sonuç elde ediyor.

Aslında konu tamamen nesnelerin interneti ile ilgili.

Bu konuyu örneklerle açıklayalım.

NESNELERİN İNTERNETİ (IoT) ve YAPAY ZEKA

IoT yani nesnelerin internetine bağlı olarak gelişen birçok alandaki teknolojilerden biri de güvenlik sistemleri.

Bir senaryo düşünelim;

  • Şehir dışında bir toplantınız var ve toplantıya trenle gidiceksiniz,
  • Müşteriniz sabah yapmayı planladığınız toplantıyı 45 dakika erteliyor,
  • Arabanız deposunu kontrol ediyor ve tren istasyonuna gidebilmeniz için yakıt alması gerektiğini biliyor. Bu yakıt doldurma işleminin tahmini 5 dakika süreceğini hesaplıyor,
  • Aynı anda trafik durumu kontrol ediliyor ve istasyona giden yolda kaza olduğunu öğreniliyor, alternatif yol ise size 15 dakika kaybettirecek,
  • Tren ise 20 dakika rötar yapacağını bildiriyor,
  • Bunların hepsi yatağınızın başındaki saatinize ulaşıyor,
  • Alarmınız 5 dakika daha geç çalıyor, bu da 5 dakika daha çok uyumanızı sağlıyor.
  • Saatiniz arabanıza haber veriyor ve evden çıkış saatinizden 5 dakika önce çalışmaya başlamasını ve motoru ısıtmasını söylüyor,
  • Ayrıca kahve makinasına da 5 dakika daha geç çalışması gerektiğini iletiyor

Özetle;

Artık herhangi bir konuyu, makinalardan daha iyi bilmemizin imkanı yok.

Örneğin, IBM tarafından geliştirilen Watson isimli uygulama, insanlara hukuk danışmanlığı hizmeti verebiliyor. Üstelik bunu %90 başarı oranıyla yapıyor. İnsanların bu konudaki başarı oranıysa sadece %70!

Bugün bir tıp doktorunun sadece kendi uzmanlık alanındaki gelişmeleri takip edebilmesi için yılda 125.000 sayfa okuması gerekiyor. Yani her şeyi bırakıp sadece okusa dahi bir bilgisayar kadar bilgi sahibi olamıyor.

Birbirimizle değil makinalarla yarışıyoruz ve makinalardan bilgiyi yorumlayabildiğimiz, işin içine sanat, tasarım katabildiğimiz kadar ayrışabiliyoruz.