BEST dergisi, bina kontrol, konfor ve güvenlik sistemlerini bir arada tek bir disiplin altında toplayan ilk ve tek dergidir. Bina elektronik sistem teknolojileri alanında faaliyet gösteren tüm firmaların etkinliklerini ortak zeminde buluşturmayı amaçlayan BEST dergisi, firmalar ile müşterileri arasında bir köprü işlevi görerek sektörün gelişimini misyon edinir.

DİJİTALLEŞEN YAŞAM OTONOM EV EŞYALARI VE UZAKTAN YÖNETİM

BOSMER

Teknolojik gelişmeler bizi öyle bir noktaya getirdi ki artık hiçbir şeye şaşırmıyoruz. Artık insanların yapabileceği pek çok şeyi makineler, robotlar ve yapay zeka yapar hale gelmiş durumda. Bu gelişmelerden biri de son yıllarda adını sıkça duyduğumuz ve hayatımıza giren ‘’IoT’’kısaltması.

Nedir bu “IoT”? İngilizce “Internet of Things” yani ‘’Nesnelerin İnterneti’’ anlamına gelen bu kısaltma, internete bağlanabilen ve iletişim kurma özelliğine sahip tüm cihazları kapsamakta olup; internet altyapısı veya mobil olarak iletişim kurabilen cihazların, meydana gelen veri akışı sayesinde aldıkları komutlarla harekete geçmesi demektir.

Günlük hayatımızda çokça kullandığımız nesneler dahil olmak üzere bu nesnelerin çeşitli veriler üretmesini ve bu verileri başka nesnelere veya sistemlere aktarmasını sağlayan bir teknolojiden söz ediyoruz. Bu sistem çalışma prensibi olarak da tamamıyla internet iletişimi üzerine kurulu olup, çok küçük cihazlarda bile uygulanabiliyor.

Kullanım alanları öncelikli olarak takip ve izleme gerektiren tüm alanları kapsamakla birlikte nesnelerin interneti güvenlik, enerji, sağlık, trafik ve ulaşım, acil sağlık ve güvenlik müdahaleleri vb. alanlarda olmak üzere kullanılabilir ve bu alanlar daha da genişleyip, bu cihazların birbiriyle konuşabilmesi her alanda otomasyonu da mümkün kılar.

Günümüzde çokça duymaya başladığımız BLOCK CHAIN teknolojisinin tabanını bu sistem oluşturuyor. “IoT” teknolojisinin hizmet ettiği en önemli alanlardan biri de akıllı evler ve binalardır. Artık hızla dijitalleşmeye geçtiğimiz hayatımızın her alanında bağlantılı cihazların popülerliği arttıkça akıllı ev, akıllı şehir, akıllı şebeke gibi bağlantı merkezlerine talep de artar. Eşyalar ve ürünler başka ürünler ve sistemler ile kendi kendine koordine olabilir, otonom bir şekilde kararlar alabilir ve performans iyileştirecek ve öngörülen problemleri engelleyecek ve çözecek şekilde davranabilirler. Bu tarz otonom uygulamalarda yapay zekânın rolü oldukça fazla olacak. Zamanla artık sadece tasarruf etmek, kontrol etmek, uzaktan yönetmek gibi nedenlerle değil keyif ve rahatlık için nesnelerle iletişime geçmeye başlayacağız.” IoT” uygulamaları son kullanıcıya da hitap ettiği için büyük rahatlık sağlamakla kalmayıp, kişilerin ihtiyaç ve isteği doğrultusunda yeniden şekillendirilebiliyor.

Bunun nedeni de çevremizdeki akıllı cihazların sayısının ve fonksiyonlarının hızla artması ile açıklanabilir. Akıllı telefon ya da tablet üzerinden eve gelmeden önce aydınlatma veya ısıtma sistemlerini kontrol etmek, fırın ya da kahve makinesini gibi cihazları çalıştırmamız mümkün olduğu gibi evde yokken bile kapıya gelip zili çalan kişiyi, akıllı telefon üzerinden görüntüleyebiliyor hatta karşılıklı konuşulabiliyoruz.

Günümüzde IoT teknolojisi kullanılan bazı alanlardan örnekler vermek gerekirse; güneş panelleri ile çalışan ve dolduğu zaman temizlik görevlilerine haber gönderen çöp konteynırlarından, kurulduğu alandaki toprağın ihtiyacına göre sulama işlemini gerçekleştirerek fazla su tüketimine de engel olan akıllı sulama sistemlerine, bulunulan ortamdaki havanın kirlilik oranı ve havanın kalitesi gibi değerleri ölçerek bilgi veren sistemlere kadar hayatın her alanında bu sistemleri bulmamız mümkün.

Dünyada bunlar olurken ve bütün bu veri akışı BLOCK CHAIN teknolojisiyle birbirine bağlı ve bağımlı hale getirilirken aslında burada en önemli nokta yerlilik kavramı haline geliyor. Çünkü bu çok uluslu görünen ama aslında birkaç ülke ve şirketin kontrolü altında tutmaya çalıştığı yapıda Türkiye olarak ne kadar yerel yazılımlarımızla ve cihazlarımızla var olabileceğimiz sorusu buradaki en önemli nokta. BOSMER bu noktada ürettiği %100 yerli yazılımlı cihazlarıyla sistem içerisinde bir piyon değil bir oyun kurucu olmayı hedefler. Sonuç olarak ‘’Nesnelerin Interneti’’ cihazların birbirine bağlanmasını sağlayarak, yaşantımızı, çalışma hayatımızı iyileştirirken; evlerimizi, arabalarımızı, ofislerimizi ve yaşadığımız şehirleri akıllı interaktif alanlara dönüştürüyor, benzer teknolojik gelişmeler sayesinde gündelik hayatımız hızla dijitalleşmekte kalmayıp; teknolojinin sunduğu kolaylıklar ise bizler için vazgeçilmez bir hal alıyor.