BEST dergisi, bina kontrol, konfor ve güvenlik sistemlerini bir arada tek bir disiplin altında toplayan ilk ve tek dergidir. Bina elektronik sistem teknolojileri alanında faaliyet gösteren tüm firmaların etkinliklerini ortak zeminde buluşturmayı amaçlayan BEST dergisi, firmalar ile müşterileri arasında bir köprü işlevi görerek sektörün gelişimini misyon edinir.

Ofis mekanlarında aydınlatma tasarım kararları

Aydınlatma tasarımı ofisler ve diğer çalışma alanlarında, görsel konfor gereksinimlerini karşılamaları, çalışanların performanslarını etkilemeleri, firma ve kurumun kimliğini yansıtması ve enerji tüketimi içindeki önemli bir oran üzerinde belirleyici olmaları sebebiyle önem kazanmış bir konudur. Kullanıcıların görsel konforlarını sağlayabilen aydınlatma sistemi, kullanıcıların fizyolojik ve psikolojik durumlarına ve performanslarına olumlu yönde katkıda bulunmaktadır. Bu özelliklere sahip olacak bir aydınlatma sistemi, bir çok parametrenin bilinçli seçimi ile oluşturulmakta; doğal ve yapma ışık kaynakları, aygıtlar ve aydınlatma kontrolü gibi sistemi oluşturan her bir eleman hakkındaki kararlar bu seçimlerde etkili olmaktadır. Günümüzde, aydınlatma sistemlerini oluşturan elemanların çok sayıdaki farklı alternatiflerinin hızla test edilebildiği simülasyon yazılımları ile aydınlatma hesapları hızla ve kolayca yapılabilmektedir.

Ofis mekanlarında aydınlatma konfor gereksinimlerine ilişkin kurallar, Avrupa Birliği tarafından 2002’de kabul edilen EN 12464-1: Çalışma Mekanlarının Aydınlatılması Standardı ile belirlenmiştir. Türkiye’de de bu standart kabul edilmiş ve kullanılmaktadır. Bu standart ile, çalışma alanlarının aydınlatma tasarımına yön verecek olan konular olan; ışık dağılımı, aydınlık düzeyi, kamaşma, renk sıcaklığı ve renksel geriverimi, doğrultulu ışık, frekans ve günışığı ile ilişkili sınır değerler tanımlanmaktadır. Ofis mekanları için EN12464-1 standardında tanımlanan aydınlatma sınır değerleri Çizelge1’de gösterilmiştir [1].

Tasarımların, tanımlanan bu sınır değerler içerisinde kalarak farklılaşması, ofis sahibi ve kullanıcıların isteklerini bu kurallar doğrultusunda karşılayabilmeleri gerekmektedir.

Bu değerleri yakalamak için kullanılacak ışık kaynağı seçimleri, hem konfor durumunu hem de enerji tüketimlerini doğrudan etkilemektedir. Işık kaynağı olarak günışığının kullanımı, konforlu bir çevre için gerekli olmasının ve aydınlatma enerjisi tüketimini düşürmesinin yanında, yapma ışık kaynaklarına göre ısıtma yüklerine daha az katkı yaparak ısıtma-soğutma enerjisi tüketimini de daha az etkilemektedir. Aynı aydınlık düzeyi için gerekli yapma ışık kaynakları, günışığına göre daha fazla ısı üretmektedir. Bina aydınlatma tasarımının enerji etkinliği bakımından görevi; hacimdeki günışığını artırmak, günışığının ulaşamadığı hacimlerde veya saatlerde yapma ışık kaynakları ile gerekli aydınlatmayı yapabilmektir [2]. Kullanılacak yapma ışık kaynakları, konfor gereksinimlerini karşılayabilmesinin yanında güncel bir konu olan enerji etkinliğine de katkıda bulunmalıdır. Günümüz ofislerinde bu anlamda en çekincesiz kullanılabilecek lambalar floresan ve kompakt floresan lambalar olsa da, LED ışık kaynaklarının da son gelişen teknolojilerle birlikte genel aydınlatma ürünlerinde başarıyla kullanıldığı ve önümüzdeki birkaç sene içerisinde yaygınlaşma eğiliminde olduğu bilinmektedir. Lamba seçimi ile birlikte, balast, reflektör, kablo, kontrol elemanları..vb gibi seçimler de enerji tüketimlerini etkileyen kararlardır.

Aydınlatma sistemlerinin tasarımları, günışığı kullanımı ve buna bağlı olarak mekan boyutları, pencere konum, boyut ve ışık geçirgenlikleri, gölgeleme elemanlarının özellikleri, iç mekan yüzey renkleri gibi konular ile yapma ışık kaynakları ve aydınlatma ürünlerinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını gerektirmektedir.

Ofis mekanına alınan günışığı ile yapma ışık kaynaklarının entegrasyonunu sağlayacak böylece bütüncül sistemi oluşturacak olan aydınlatma kontrolü, yine uluslararası standartlarda önerilmekte ve Türkiye’de de adlarını sıkça duymaya başladığımız LEED ve BREEAM gibi yeşil bina sertifika programlarında da bir değerlendirme ölçütü olarak yer almaktadır. Bu programlarda ofis binaları için; sirkülasyon alanları ile çalışma alanlarının ayrılmış olması, en fazla 4 çalışma masasına kadar bağımsız kontrol edilebilen alanların oluşturulması, pencere kenarı ile diğer alanların farklı aydınlatma alanları olarak ele alınması gibi ölçütler bulunmaktadır [3, 4].

Aydınlatma kontrolü, akıllı bina kavramının da vazgeçilmez bir öğesidir ve ofis kullanıcılarının gereksinimlerini diğer bina sistemleri ile de iletişim kurarak karşılaması sağlanmalıdır. Ofis mekanının günlük kullanım saatleri, günışığı alma durumları, kullanılan aydınlatma ürün ve bileşenleri, çalışan kişi sayısı, içerisinde yer aldığı binanın özellikleri, bulunduğu kültürün çalışma alışkanlıkları gibi pek çok parametre aydınlatma kontrolü sisteminin stratejileri ve senaryoları üzerinde etkili olmaktadır. Şekil 1’de, İstanbul Kanyon ofis binasında bulunan bir ofisin aydınlatma tasarımında düşünülen günışığına duyarlı bir aydınlatma kontrolü sistemi çalışması görülmektedir. Düşünülen sistemin ana fikri, pencere kenarında bulunan çalışma masaları üzerinde gerekli olan aydınlık düzeyinin günışığı ile sağlanabilmesi durumunda, masa üzerindeki sarkıt aydınlatma ürünlerinin loşlaştırılması üzerinedir. Sistem bu özelliğini, aydınlık düzeyini algılayan ışık sensörü ve dimmlenebilir balast ile kazanmaktadır.

Aydınlatma sistemlerinin tasarımları, bilgisayar yazılımları ile alternatifli bir şekilde detaylı ve hızla simule edilebilmektedir. Aydınlatma simülasyonları, binaların tüm sistemlerinin modellendiği programlar veya sadece aydınlatma sistemlerinin modellendiği programlar ile yapılabilmektedir. Yaygın kullanıma sahip, Dialux, Relux, Radiance programları aydınlatma sistemleri için özelleşmiş programlara örnek gösterilebilmektedir. Bu programlarda iç mekan veya dış mekanlardaki günışığı ve yapma ışık kaynakları ile ilgili hesaplarla, görsel ve teknik sonuçlar alınabilmektedir. Böylece, görsel konfor gereksinimlerinin kontrolü, aydınlatma konsepti öngörüleri ve enerji tüketimi değerlendirmeleri, tasarım aşamasında alternatifleriyle ve hızlıca yapılabilmektedir. Ele alınan örnek bir ofis hacmi için yapılan güncel bir çalışmada; pencere yönü, cam türü, ışık geçirgenliği ve gölgeleme bulunması durumlarından türetilen senaryoların Dialux programında hesaplanmaları ile bu senaryolara ilişkin yıllık aydınlatma sistemi enerji tüketimleri öngörülmüştür. Yapılan çalışmada simule edilen 18 ayrı senaryo sonunda bu ofis hacminin yıllık aydınlatma enerjisi tüketimlerinin 130 ile 600 kWh arasında değişebileceği belirtilmiş ve hem görsel konfor gereksinimlerinin hem de enerji tüketimi öngörülerinin yapılabildiği bu tür yazılımların aydınlatma tasarımı sürecinde kullanılması gerekliliği vurgulanmıştır [5]. Böylesine fazla çeşitli durumun, yıllık öngörülerini hızlıca yapabilmek, tasarıma yönelik görseller ve teknik sonuçlar alabilmek kuşkusuz tasarımcıya büyük bir esneklik vermektedir.

Şekil 2’de daha önce örnek verilen İstanbul Kanyon ofis binasındaki ofis mekanının bir odası için düşünülen aydınlatma sisteminin Dialux programında test edilmesi, aydınlık düzeyi çıktısına ilişkin görseller yer almaktadır.

Sadece aydınlatmaya özelleşmiş programlardan farklı olarak, tüm bina sistemlerini analiz eden, aydınlatma sisteminin yanında termal, havalandırma, akustik hesaplamalar da yapan programlar da kullanılabilmektedir. Bütüncül modelleme gerektiren bu programlara, yaygın kullanıma sahip Ecotect ve EnergyPlus programları örnek gösterilebilmektedir.

Her mekan tipinde olduğu gibi, ofislerde de aydınlatma tasarımına yön veren görsel konfor gereksinmeleri, günışığının etkin kullanımı, mekan konsepti ve etkin enerji tüketimi açılarından uygun lamba ve aygıt seçimi, kontrol sisteminin seçimi gibi bir çok konu bulunmaktadır. Bu konuların bir arada düşünülerek en uygun çözümlerin bulunabilmesi için aydınlatma tasarımı üzerinde özenli bir şekilde çalışılmalı, disiplinler arası iş birlikleri

-mimar, iç mimar, aydınlatma tasarımcısı, elektrik mühendisi..gibi- kurulabilmelidir.

Referanslar

[1] EN 12464-1: Light and lighting – Lighting of work places – Part 1: Indoor work places, 2002, Avrupa Standartları Komitesi.

[2] Hegger M., Fuchs M., Stark T., Zeumer M., 2008. Energy Manual: Sustainable Architecture. Birkhauser Verlag AG.

[3] BREEAM, Building Research Establishment Environmental Assessment Method,

[4] LEED, 2009. Leadership in Energy and Environmental Design,

[5] Şekil 1 ve Şekil 2; Boston Consulting Group İstanbul ofisi aydınlatma tasarımı çalışması, Dialux programında aydınlatma simülasyonu ve aydınlatma kontrolü fikirleri, 2010; Damla Oral, PLANLUX Aydınlatma Tasarımı.

[6] Şener F., Yener A.K., “Daylight Simulations of Office Spaces at Architectural Design Stage”, 03/2010, ClE Lighting Quality and Energy Efficiency Conference, Viyana – Avusturya.