BEST dergisi, bina kontrol, konfor ve güvenlik sistemlerini bir arada tek bir disiplin altında toplayan ilk ve tek dergidir. Bina elektronik sistem teknolojileri alanında faaliyet gösteren tüm firmaların etkinliklerini ortak zeminde buluşturmayı amaçlayan BEST dergisi, firmalar ile müşterileri arasında bir köprü işlevi görerek sektörün gelişimini misyon edinir.

“Güvenlik sistemleri vazgeçilemez hale geldi”

Firma hakkında bilgi verebilir misiniz?

Serdar Yılmaz: Arceon Teknoloji, bir grup şirketi olarak 1990 yılından her türlü görüntü ve güvenlik teknolojileri ile zayıf akım sistemleri konularında faaliyet göstermekte olan bir firmanın içerisinden ayrılarak; güvenlik çözümleri konusuna odaklanmış bir şekilde müşterilerine daha da iyi hizmet verebilmek amacıyla 2006 yılında kurulmuştur. Proje ve proje danışmanlık, sistem, ürün temini ve anahtar teslimi tesis, çözüm ortaklığı, satış sonrası teknik destek ve bakım konularında hizmet vermektedir. Her geçen gün kadromuz genişlemektedir. Şu anki yapımız ağırlığını teknik kadronun oluşturduğu 35 kişiden oluşmaktadır. Arceon Teknoloji, sektöründe lider, uluslararası güvenin markaları olan kendi alanlarında standartları belirleyen, General Electric / GE Security yangın algılama ihbar sistemi ve fiber optik sistemleri ile Maxxess kartlı geçiş sistemleri firmalarının Türkiye distribütörü, bununla birlikte Panasonic ve Samsung gibi global markaların ürünlerinin de çözüm ortağıdır.

Sektör hakkında görüşlerinizi alabilir miyiz?

Serdar Yılmaz: Sektörümüz elektronik güvenlik sistemleri artık insanların ve hatta kurumların hayatında vazgeçilmez hale gelmiştir. Gelişen teknoloji ile birlikte güvenlik ve buna paralel olarak elektronik güvenlik sistemleri hayatın bir parçası olmuştur. Her geçen gün insanların güvenliğe olan ihtiyaçları artmaktadır ve bunu sağlamak için profesyonel elektronik güvenlik sistemleri sektörü de hızla gelişmesini sürdürmektedir. Bu sebepledir ki sektörümüz hızla büyüme aşamasındadır. Her geçen yıl bu büyüme ivmesinin arttığını net bir şekilde görmekteyiz. Önümüzdeki 1-2 yıllık süreçte bu büyüme % 200’lere gelecektir.

Evren Özkan: Büyümeye paralel gerçekleşecek talep artışları ile birlikte müşterilerimizin beklentilerinin de aynı paralelde artmasını bekliyoruz. Bu sebep ile ilerleyen günlerde üst düzey entegrasyon ve mühendislik katma değeri gerektiren projeler ile karşılaşacağımızın farkındayız. Bu noktada hizmet kalitesinin korunması bakımından firmaların mevcut kadrolarının teknik eğitimlerini güncellemesi aynı zamanda alının da uzman profesyonelleri kadrolarına katarak sektörel büyümenin sıkıntısız karşılanabileceğine inanıyoruz.

Sektörde yaşanılan sıkıntılar nelerdir?

Serdar Yılmaz: Az önceki sorunuzdan devam edersem, bu büyümenin doğru şekilde olabilmesi için belirli kontrollerin de sağlanması gerekiyor. Yurtdışından, özellikle Uzakdoğu pazarından gelen denetimsiz ve standardı olmayan ürünler zaten bu konuda yeterli bilgisi ve/veya bilinci olmayan tüketicilere ulaştığında mutlaka olumsuz etkilere, belli hayal kırıklıklarına sebep oluyor. Sonuçta pazarınızdaki tüketicinin bu sebeplerden dolayı güvenlik sistemlerine olan inancı zayıflamış oluyor. Bu ürünlerin maliyetlerinin de çok çok düşük olmasından dolayı kaliteli ve belgeli ürünler satmaya çalışan biz ve bizim gibi birçok firmayı zor bir pazar içerisinde olmaya sürüklüyor.

Evren Özkan: Serdar beyin bahsettiği Uzakdoğu pazarının oem (markasız) ürünlerin sektörümüzdeki pazar payı oldukça yüksek, herhangi bir standardı olmayan bu ürünlerin yanı sıra sektörde hiçbir mühendislik temeli ve altyapısı olmayan firmalar tarafından bu ürünler kurulunca, müşteri tarafından bakıldığında çok kaotik ve üzücü bir tablo ortaya çıkıyor. Bu noktada bizim tavsiyemiz, ihtiyaç sahiplerinin satın alma yapacağı firmayı ve firmanın referansları iyi incelemeleri ve mümkün ise onları ziyaret etmeleri.

Tüketici eğilimi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Serdar Yılmaz: Elektronik güvenlik sistemleri, yatırımların proje aşamasında proje firmalarınca yönlendiriliyor. Ortaya çıkacak projenin amacına, kapsamına göre proje firmalarınca teknik özellikler aranılarak proje kapsamına alınıyor. Sonuçta bir iş merkezine sunulacak güvenlik çözümü ile konut projesinde sunulacak çözümler arasında büyük farklılıklar var. Artık konutlarda güvenlik çözümleri otomasyon sistemi içerisinde düşünülmektedir. Bu durumda tüketiciyi yönlendirmek anlamında çok olumlu gözükmektedir. Yatırımcılar bu tür teknik donanımlarla projelerini daha kolay pazarlarlarken, sektöre de ivme kazandırmış oluyorlar. “Öyle ya da böyle yaptırayım” zihniyeti bırakılıyor. Özellikle de yangın alarm sistemlerinde. Yatırımcılar bunun önemini kavradılar. Marka tercihi olan, uluslararası standartlar ve belirli teknik özellikler arayan, geçmişe göre daha bilinçli bir taahhüt sektörü var artık karşımızda.

Evren Özkan: Serdar beyin bahsettiği taahhüt alanındaki bilinçli ve pozitif gelişmeler gerçekten bizim adımıza çok olumlu. Az önceki sorunuzda cevapladığımız sıkıntıları kısmen aşmaya başladığımız alanlardan biri taahhüt alanı. Ancak diğer tarafta kamu ve özel sektör şirketlerinde güncel teknoloji gerçek zamanlı olarak maalesef takip edilmiyor. Günümüzde ürünlerimizin birçoğu IP tabanlı hale geldi. İleri seviye entegrasyonlar, hayatı kolaylaştırıcı birçok güvenlik otomasyonunu rahatlıkla gerçekleştirebiliyoruz. Ancak tüketici eğilimleri teknoloji ile aynı paralellikte ve ivmede olmuyor. Bu noktada tüketici eğilimlerine olumlu güncel yön verebilmek adına mümkün olduğunca kurum ve firmaları ziyaret ederek güncel teknolojiler hakkında kendilerini bilgilendiriyoruz.

Yurtdışında sektörün durumu hakkında bilgi alabilir miyiz?

Evren Özkan: Firma olarak distribütörülük nosyonumuz sebebiyle yurtdışını çok yakından takip edebiliyoruz. Ayrıca yurtdışındaki tüm fuar, organizasyon ve eğitimlere devamlı katılıyoruz. Bu ziyaretlerimizde yaptığımız toplantılar aslında bugün sizinle yaptığımız söyleşiye çok noktada kesişiyor. Hemen hemen aynı sıkıntılar Avrupa pazarında da bulunuyor. Ancak onların bizden en önemli avantajı elektronik güvenlik sistemlerini kuran firma ve bu firmadaki kişilerin eğitimine kadar birçok Standard belirlenmiş ve kanunlar ile sınırları çizilmiş. Bu konu firma ve müşteri tarafında inanılmaz güven ve buna bağlı rahatlık sağlıyor. Ancak malzeme tarafında aynı şeyi söylemek çok mümkün değil, Uzakdoğu pazarının OEM ürün baskısı Avrupalı üreticiyi bizimki kadar sıkıntıya sokuyor. Ürünler ile ilgili çeşitli akreditasyon ve kalite sınıflandırması ile ilgili çalışmalar tamamlanmak üzere. Tamamlandığı gibi Avrupa pazarında sektör büyük ölçüde sıkıntılarını çözmüş olacak.